İki ibretlik hikaye
Karıncanın ekonomi dersi
Bir gün Süleyman AS bir karıncaya bir yıllık yiyeceğinin miktarını sorar.
Karınca da “Bir buğday tanesi yerim!” diye cevap verir.
Cevabın doğru olup olmadığını kontrol etmek isteyen Süleyman Peygamber karıncayı bir şişeye koyar, yanına da bir buğday tanesi bırakarak hava alacak şekil de şişeyi kapatır.
Ondan sonra da bir yıl bekler.
Müddeti dolunca şişeyi açtığında bir de bakar ki, karınca buğday tanesinin yarı sını yemiş, yarısını da bırakmış.
Meraklanır ve buğday tanesinin tamamını neden yemediğini sorar.
Karınca da şu cevabı verir.
“Daha önce benim yiyeceğimi Allah verirdi. Ben de O’na güvenerek bir buğday tanesini tamam olarak yerdim.
Çünkü O beni aslâ unutmaz ve ihmâl etmezdi. Fakat bu işi sen üzerine alınca doğrusu, nihâyet bu âciz bir insandır diye sana pek güvenemedim.
Belki beni unutup yiyeceğimi ihmâl edebilirdin.
O yüzden bir yıllık yiyeceğimin yarısını yiyerek diğer yarısını da ertesi yıla bıraktım!”
**************************
KIZ VE DERVİŞ
Dervişin biri, kolunda sepetle yolculuk yapan bir kıza rastlar ve ona sepette ne olduğunu, nereye gittiğini sorar.
Kız “şu tepenin arkasında sevdiğim var. Ona elma götürüyorum” der. Derviş “kaç tane götürüyorsun” der.
Kız “hiç insan sevdiğine verdiğini sayar mı” der ve o zaman derviş elindeki tespihin ipini koparır.
Bu hikâyeye bizim ekleyeceğimiz ise; insanın sevdiğinden aldığını da saymamasıdır…






Değerli kardeşim kerim, tekrar tekrar anımsattığın güzel kıssaların için Allah razı olsun inş.
Allah’a Emanetsiniz..